Kısaca 21’inci yüzyıldaki İslam dünyasına yapılan ABD öncülüğündeki modern Haçlı seferlerine en büyük desteği yine Türkiye’den Suudilere Müslüman devletler sağlıyordu... (‘’Haçlı seferi’’ tabiri bana ait değil, bu tabiri bizzat Üçüncü Haçlı Seferi Kumandanı Richard the Lionheart, pardon Onuncu Haçlı Seferi Kumandanı George Bush söylemişti.) Daha dün, evet dün ABD, tüm Ortadoğu’yu parçalayıp da sınırlarını değiştirirken, ABD tüm Ortadoğu’yu bir ateş topuna çevirirken ve İsrail’e bulunduğu bölgede dikensiz bir gül bahçesi sunulurken onun müttefiki ve eşbaşkanları Türkiye’den Suudilere Müslüman devletlerdi... ABD biliyor ki; * Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ederken (06 Aralık 2017), * ABD, Büyükelçiliğini Kudüs'e taşırken (14 Mayıs 2018), * ABD İsrail’in 1967 yılında işgal, 1981 yılında ilhak ettiği Golan tepeleri üzerindeki egemenliğini tanırken (25 Mart 2019) ve * ABD, tek taraflı açıkladığı '’Yüzyılın Anlaşması'’nda (ki anlattığım gibi bana göre ‘’Üç Bin Yılın Anlaşması’’) Kudüs’ü bölünmeden İsrail’in başkenti olarak ilan ederken aldıkları bu kararlara karşı duracak artık bölgede hiçbir güç kalmamıştır. ABD yine biliyor ki; bu kararlara karşı çıkan sesler ise etkisi, müeyyidesi olmayan sadece iç politikaya dönük, anlamsız kuru gürültüden ibarettir. Timsah Gözyaşları Bu kararlar karşısında en çok şikâyet edenler, en çok tepki gösterenler, en çok feryâd edenler ise bu kararlara en çok çanak tutanlar olmaktadır! İslam dünyası tarih boyunca hiç bu kadar zelil duruma düşmemişti... Eğer gerçekten Kudüs sevdalısı, Filistin destekçisi iseniz ve hâlâ BOP eşbaşkanı değilseniz eğer derhal barışın Suriye ile, Mısır ile, Irak ile ve bırakın Libya’ya asker göndermeyi, ABD’nin bu Siyonist, bu emperyalist planına karşı birleşin bölge ülkeleri ile! Tüm enerjinizi, gücünüzü ve dikkatinizi Kudüs’e yöneltin. Eğer bunu yapmayacaksanız döktüğünüz timsah gözyaşlarına bile yazık! Kabus Üç bin yıl geçti üstünden! Ne rüyan varmış be Buhtunnasır?