Duayen gazeteci Orhan Karaveli ilimizde sivil toplum kuruluşlarının misafiri olarak il kültür müdürlüğü salonunda güzel bir konferans verdi. Böylesine bir kişinin Atatürk’ün Kayseri’ye gelişinin yıldönümünde konferansına gitmemek olmazdı. Salonun tamamının dolduğu söylenemez ama konferanssın üzücü yanı salonda gençlerin azınlıkta kalması idi. Orhan Karavelinin anlattığı şeyler bilinmeyen şeyler değildi. Buna rağmen salona gelenler can kulağı ile Karaveli’yi dinledi. Karaveli ise doksan yaşına gelmesine rağmen konuşmasının başında söylediği gibi sıhhatim harika kendimi de gayet iyi hissediyorum demesi kendisine ayrılan koltukta konuşmasını oturarak yapma isteğinin izleyicilerden gelmesine rağmen buraya gelen topluluğun karşısında asla oturmam söylemi ise insanlara olan saygısının göstergesi idi. Bir saati aşkın söyleşisinin sonuna kadar ayakta kaldı. Karaveli’nin konferansının sevindirici bir yanı ise siyasetin renkli tarafı karşıt görüşlü insanların bir arada uygarca Karaveli’yi dinlemeleri topluma verilen en güzel mesajdı. Atatürk’ün yönettiği ülkede dokuz yıl Atatürk’le yaşamak ailesinin ve kendisinin Atatürk’le olan bağı başından geçen olayları ilerlemiş yaşına rağmen düzgün Türkçesiyle ve hala hafızasından bir şeyler kaybetmeden dinleyicilere aktarması küçümsenecek şeyler değildi. Yazımın başında dedim ya böylesi konferanslarda yaşlıların azınlıkta kaldığı zaman konferanslar amacına ulaşır. Bizim kuşak hele ki konferansı dilemeye gelen topluluk Karaveli’nin anlattıklarının daha da ötesini bilmemesi mümkün değil. Salonda bulunan yaşlı dinleyiciler ilerleyen yaşlarına rağmen biz Atatürkçüler mezara kadar Atatürk ilke ve devrimlerinin sadık bekçisiyiz mesajı verilebilecek en güzel mesajdı. Ben bu konferansı düzenleyen sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederim ama genç sayısının azlığı var ya işte burası çok önemli