Osman Aydoğan

Tarih: 12.06.2018 10:44

Etnik ve folklorik bir kimlik olarak Moğollar (2)

Facebook Twitter Linked-in

Tarihçiler, İslam tarihinde Moğol istilasıyla kıyaslanacak bir felaketin olmadığı hususunda hemfikirdirler. Bu dönemde İslam kültürüne ait eserler yok edilmiş, dini kitaplar hayvanların altına serilmiş ve camiler de ahıra çevrilmiştir. İslam tarihi kaynakları bu istilalardan dolayı Moğolları bir kıyamet alameti olarak görerek, Yecüc-Mecüc olarak da nitelemişlerdir. Hal böyleyken Türk tarihinde Moğollar ötekileştirilmediği gibi Kösedağ Muharebesi´nin Moğol Komutanı ?´Noyan´´ın adını kendisine isim, soy isim olarak alan ve gururla taşıyan sayısız vatandaşımız vardır. Anadolu´daki Moğol baskısı, Selçuklu Sultanlığını zayıf düşürdükçe Türkmen beylikleri bağımsız olma fırsatını yakalamışlar, bunlar arasından da sivrilerek Osmanlı çıkmıştır. Kemal Tahir ´´Devlet Ana´´ (İthaki Yayınları, 2005) isimli romanında bu süreci çok güzel anlatır. Ancak Osmanlı da Moğollardan kurtulamamış, Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur arasında, Ankara´nın Çubuk Ovası´nda 28 Temmuz 1402 tarihinde yapılan Anakara Muharebesi Geç Orta Çağ tarihinin en kanlı çarpışmalarından birine sahne olmuş ve Osmanlıların yenilgisiyle sonuçlanmıştır. Ankara Muharebesi yenilgisi; Osmanlı Devleti´nin geçici süreliğine dağılarak, devletin imparatorluk aşamasına geçmesinin ve İstanbul´un Fethi´nin 50 yıl kadar gecikmesine, Anadolu`daki Türk siyasal birliğinin bozularak Anadolu beyliklerinin yeniden kurulmasına ve Osmanlı tarihinde Fetret Devri (1402-1413) olarak bilinen 11 yıllık bir iktidar boşluğu döneminin yaşanmasına neden olmuştur. Moğollar bu kadarı ile de kalmamışlardır. Timur İmparatorluğunun varisi Akkoyunlu Devleti de Osmanlı´yı rahat bırakmadı. Ne zamanki Akkoyunlu Devleti 1473 yılındaki -dün bu sayfalarda anlattığım- Otlukbeli Savaşını Osmanlı´ya karşı kaybetti, Osmanlı´nın Doğu sınırı da o zaman huzura ve sükûna kavuştu. Yazının başında ifade edildiği gibi Moğollar; Selçuklu´ya, Osmanlı´ya ve Anadolu´ya, Moğolların ardılı olan Akkoyunlu´lar da Osmanlı´ya bu kadar kötülükleri yapmasına rağmen nedense Moğollar ve Akkoyunlular bu coğrafyada ötekileştirilmemiş, düşman sayılmamış, Moğol isimleri Türklerce gururla taşınmıştır. Hatta öyle ki Osmanlı ile Akkoyunlu arasında yapılan Otlukbeli Savaşında Akkoyunlu Padişahı Uzun Hasan´ın oğlu Zeynel Bey için Türk tarihi ifade ettiğim gibi ´´Şehit´´ diye not düşmüştür... Ve yine bir önceki yazımda anlattığım gibi günümüzde de Hasankeyf´teki Zeynel Bey Türbesi Ilısu Baraj Gölü altında kalacak diye uluslararası bir çalışma ile itina ile iki km kuzeye törenle taşınmıştır. (12 Mayıs 2017) Ve bu törende de konuşma yapan siyasiler Zeynel Bey´den ?´şehit´´ diye bahsetmişlerdir. (Sakın yanlış anlaşılmasın; tabii ki türbenin taşınmasında doğrusu yapılmıştır.) Şimdi gelelim benim yazımın başında sormak istediğim sorulara: Benim sormak istediğim Moğolların ve Akkoyunluların Osmanlıya ve Anadolu´ya bu kadar kötülüklerine rağmen neden bu coğrafyada ötekileştirilmediği, neden hala gurur ve onurla Moğol isimlerinin taşındığı ve Osmanlıya karşı savaşlarda ölenlerine de neden ?´şehit´´ diye hitap edildiğidir? Eğer onlar ?´şehit´´ ise Osmanlının şehitleri neydi? Ve Osmanlı´nın bizzat savaştığı düşmanının oğluna ve onun türbesine günümüzde gösterilen bu ihtimamın sebebi neydi? Otlukbeli Muharebesi birçok tarihçiye göre döneme oranla kullanılan taktik, teknoloji ve insan gücü bakımından 15. yüzyılda yaşanan en büyük savaşlarından birisi olarak kabul edilmesine rağmen Türk tarihinde ve askerî akademilerde neden gereken önem verilmezdi? İllaki okutulacak savaşlar Osmanlının Batı ile Hristiyanlarla olan savaşları mı olmak zorundaydı?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —