Osman Aydoğan


Kanatlarını Arayanlar -2-

‘’Benim öksüzlüğüm Hazret-i Âdem'in ölümüyle başlar.’’ (s. 29)


‘’Benim öksüzlüğüm Hazret-i Âdem'in ölümüyle başlar.’’ (s. 29)

‘’(Tespih) Küçülmüş Yunus'un ‘dertli dolab’ı, ‘çıtır pıtır’ olmuş ‘yalap yalab’ı.’’ (s. 33)

‘’Onlar asil doğmuşlar çocuğum. Bize de asil ölmek kalmış.’’ (s. 34)

 ‘’Orada iyi bir adama rastlarsan, bil ki oralı değildir.’’ (s. 36)

‘’Ay yoktu, yıldız yoktu… Sansür edilmiş bir geceydi bu.’’ (s. 36)

‘’Ayağa kalkın! Geçmişi masalda, geleceği falda okuyanlar nesli geliyor!’’ (s. 38)

" ‘Büyük adamlarla konuşmasını bilmiyor.’ demişsin. Bilmiyor; bu onun suçu... Kendini büyük adam bilmek;  bu da senin suçun.’’ (s. 39)

‘’Sana da bir gün eller kahkaha olup gülecek. ‘Alkışlandım’ diyeceksin.’’ (s. 40)

‘’Ey paçalarımın çamurundan bahseden adam, ağzında paçalarımın işi neydi?’’ (s. 41)

‘’(Termometre) Ana kucağının sıcağını kalorifer sıcağından ayırt edemeyen zavallı alet!’’ (s. 49)

 ‘’Ben, üç günlük hayatımda felaketi de, sevinci de korkarak, sevinerek, fakat şaşmayarak karşıladım. Oysaki ben, hayreti de terennüm etmek isterdim. Hayret, bir kuş olup dalıma konsa, bir arkadaş olup elimi sıksa, bir düşman olup yolumu kesse diye günlerce bekledim... Gelmedi. Kitabımda hayret için ayırdığım sayfalar boş kaldı.’’ (s. 277)

‘’Güneyde akşam oldu… Kararan suların adı -yine- "Akdeniz" kaldı. Bu adı koyanları yalancı çıkarmamak için, sulara ay doğdu.’’ (s. 282)

Ve son söz:

"Diktatörlüğü istibdadı, demokrasiyi müsamahası yıkar."

Burada geçen bütün sözler kıymetli… Her bir söz üzerine amma illa velâkin son söz üzerine düşünmeniz dileği ile…