03 Şubat 2020 Şimdi yazımın en başına dönüyorum: 03 Şubat 2020 İdlib’te Suriye (Rusya demek daha uygun olur) topçu ateşiyle sekiz askerimiz şehit oluyor. 10 Şubat 2020 10 Şubat 2020 günü yine Suriye (Rusya demek daha uygun olur) hava saldırısıyla hava sahası Türkiye’ye kapalı İdlib’te beş askerimiz daha şehit oluyor. Şimdi biraz yakına geliyorum: 15 Ağustos 2019 15 Ağustos 2019 tarihinde Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ne demişti: ‘’Suriye’nin kuzeydoğusunu izole etmeye yönelik girişimler endişe vermektedir.’’ 03 Şubat 2020 ve 10 Şubat 2020 Rusya’nın bu endişesi de eyleme dönüşüyor… Ve Türkiye Kıbrıs Barış Harekâtından sonra bir başka ülke topraklarında ilk defa bir haftada toplam 13 şehit veriyor… Yanlış politikalar AKP iktidarı, ayı (Rusya) ile dans ederken Kovboy (ABD) ile aynı zamanda flört edebileceğini zannediyor. AKP iktidarı, Soçi Mutabakatı ile İdlib'deki cihatçı, selefi grupların garantörlüğünün, korumasının üstlenmesinin bedelini, Suriye rejimine karşı bu silahlı cihatçı gruplara kalkan yaptıkları Mehmetçiğin canı ile ödüyor… AKP iktidarı, “Şam’daki Emevi Camii’nde Cuma namazı kılacağız” hevesi ve inadı uğruna Türk askerini Arap çöllerinde hesapsızca harcıyor… AKP iktidarı, İhvan aşkına Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına sürüklüyor… AKP iktidarı, kötü dış siyasetinin faturasını Türk askerinin kanı ve canıyla ödüyor… Sonuç Yukarıda verdiğim tarihler Türkye'nin adım adım Suriye'de bir nasıl bataklığa sürüklendiğini gösteriyor... Türkiye'nin İdlib'teki gözlem noktalarını geri çekmesininin dışındaki her bir hareket tarzı Türkiye'yi felakete götürecek gibi gözüküyor... Suriye'de Esad'siz bir çözüm mümkünsüz gözüküyor... Şehit haberleri gelince de bana da bir Çorum türküsünü hatırlamak kalıyor: ‘’El veriyor el veriyor Orta direk bel veriyor Döndüm baktım sol yanıma Mehemmedim can veriyor.’’ Bu türkü şehitlerimize yakılan bir ağıt olarak kulaklarımda yankılanıyor: ‘’Döndüm baktım sol yanıma Mehemmedim can veriyor.’’ Kardeş Türküler, solist Feryal Öney Hem okudum hem de yazdım Hem okudum hem de yazdım Yalan dünya senden bezdim Dağlar koyağını gezdim Yiten yavru bulunmuyor Kurşun gelir sine sine Merhem koyun yaresine Öldürmüşler Mehemmed'i Haber verin annesine Seni vuran dağlı mıydı Kurşunları yağlı mıydı Düşman seni vurur iken Senin kolun bağlı mıydı Karalı bayrak kaldırdım Çifte davullar dövdürdüm Kınamayın komşular Kademsiz gelin getirdim
