Şaban Külhancıoğlu

Tarih: 14.05.2020 09:01

ÜLKE EKONOMİSİNİN İYİ OLDUĞUNU SAVUNANLARA SESLENİYORUM:

Facebook Twitter Linked-in

Aklı selim düşünmeye başlayalı beri, siyasete ve ülkenin gidişatına hep bir vatandaş gözüyle bakmaya çalışmışımdır.

Gençlik heyecanlarının ve duyguların aklımızı başımızdan aldığı dönemler olmadı değil tabi ki.

Ancak...

Ne zaman ki...

Bu ülkede siyaset yüzünden binlerce insanın acılar,çileler çekip bedeller ödediğini,dar ağaçlarında ve

bir hiç uğruna terör yüzünden sokaklarda hayatlarından olduğuna şahit olunca...

Siyasetin ve bunu icra eden politikacıların arkasından giderken çok dikkat etmek gerektiğini anladım.

Evet...

Ülkemizin ve halkımızın daha müreffeh bir hale gelebileceğine inandığım bir dünya görüşüm oldu.

Ama...  

Yeminle söyleyebilirim ki bu dünya görüşüm çok sevdiğim liderleri dahi acımasızca eleştirmekten alıkoyamadı.

İnanıyorum ki...

Doğru olan da budur.

Asıl olan siyasete bir vatandaş gözüyle bakabilmektir diye düşünüyorum.

18 yıllık AKP iktidarına da böyle baktım.

2007 yılına kadar AKP iktidarının eskiye nazaran güzel işler yaptığını hep söyledim.

Fakat...

2007 yılından sonra Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarının icraatlarını olumlu göremediğimi de söylemem lazım.

Bana göre bugün geldiğimiz tablo pek iç açıcı değildir.

Tabloyu bir ekonomist gibi rakamlarla açıklamak istemiyorum.

Dış borç miktarı,işsizlik oranı,cari açık,ödemeler,döviz v.s...

Yukarıda bahsettiğim gibi bir vatandaş olarak kriterim...

Tamamen siyasi mülahazalardan uzak benim,ailemin ve ülkemin gidişatını etkileyen nedenlere bakıyorum sadece.

Bunun içinde fazla ekonomi ve siyaset bilmeye gerek yok diye düşünüyorum.

İşte beni etkileyen sebepler:

Emekli bir vatandaş olarak son 10 yıldır tatile gidemiyorum.

Son yıllarda alım gücüm düştü bir eli yağda bir eli balda bir hayat yaşayamıyorum.

Bırakın lüks içinde yaşamayı...

Zaruri giderlerimi dahi (elektirk,su,doğaz gaz,telefon,bina giderleri v.s.) karşılamakta iyiden iyiye zorlanıyorum artık.

Arabaya binmeye çekinir oldum.

Bunlar işin ekonomik tarafı.

Bir de ülkenin içinde bulunduğu terör ve dış dünya ile olan kavgalı siyaseti var.

Bu memleketin ana kuzularının dış ülkelerde işinin olmadığına inanıyorum.  

Halen akşamları şehit haberleri duymak canımıza tak etti.

Şimdi gelelim can alıcı noktaya...

Bu ülkenin en büyük sorunu işsizlik.

Gençler işsiz,gençlerin gelecekten ümidi yok.

Üniversite mezunlarının %25 i işsiz.

Ateş düştüğü yeri yakarmış.

İşsizlik sorununu kendi evladımın başına gelince ne kadar hayati olduğunu daha iyi anladım.

25 yaşında askerden geleli beş ay olmasına rağmen normal asgari ücretli bir iş bulamıyoruz.

Şimdi memleketin ekonomisinin çok iyiye gittiğini ve memlekette herşeyin güllük gülüstanlık olduğunu söyleyenlere seslenmek istiyorum.

Evladıma iş bulun!

Farz edelim...

Benim evladıma iş bulundu ve hayatın bir ucundan tutundu diyelim.

Bu durum ülkemizdeki işsizlik sorununun halledildiğini göstermeyecektir.

Benim,senin ötekinin hali vaktinin yerinde olması bir şeyi değiştirmiyor.

Mesele ülkenin top yekün refah içinde olmasıdır.

Siyasete ve politikacılara böyle bakmak lazım diye düşünüyorum.

 

saygılarımla...  


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —