Oğuz Gümüşkaynak


Ecevit...


Oy verme yaşıma girdiğim günden beri en ateşli taraftarı olduğum ve çocukluk yıllarımda bile eline geçmeyeceğini bildiğim halde her dini bayramda kutlama tebriği attığım 1980 li yıllarda siyasete yeniden merhaba deyip meclise tekrar girdiğindeki tavrını görüp artık seninle olan gönül bağıma nokta koyuyorum dediğim kişidir Bülent Ecevit. Ecevit ki Karaoğlanlı umudumuz olduğu beyaz güvercin uçurup mavi gömleğini giydiğini halk barış sevgi ve özgürlük sözcüğünü dudaklarından düşürmediği günler benimde gönlümün baş köşesinde idi. Amerika´ya bu günküler gibi çakma değil gerçekten kafa tuttuğu günler Amerikan üstlerini kapatıyorum deyince niyetinin ciddi olduğunu anlayan Amerika´nın geri geri gitmesi Amerikan senatosunda yaptığı konuşmada ayakta alkışlanması hamasetle değil diplomatik dille Kıbrıs´taki haklılık payımızın anlatılması haşhaş ekimi konusunda ısrarlı ve kararlı duruşu bunlar Türk diplomasisinin masada kazandığı büyük başarılardı elbette unutulmaz çünkü Ecevit Amerika´nın türkiye için çizdiği kırmızı çizgilerin çok ama çok dışına çıkmıştı. Bunun bir bedeli olacaktı çünkü Türkiye soğuk savaş yıllarında hızla bağımsız bir ülke olma yolunda ilerliyordu. Köy enstitülerine yakın toplumsal kalkınmada gençlik projesi de rayına oturmaya başlamış gençler ekip biçerek ülke üretime hem katkı veriyor hem de üreticiyi bilinçli hale getiriyordu. Amerikalılar düğmeye bastı Ecevit´in ülkesi için yaptığı atılımların hepsi Amerika´nın aleyhine yapılan atılımlardı. Temel yaşam maddeleri neyse hepsi piyasadan çekildi benzin ve yağ kuyrukları halkı sokaklara döken provokatörler çünkü Amerika aynı oyunu Şili´de oynadı ve kazandı. Salvador Allende yıkıldı yerine faşist Pinoşe getirildi. Allende halkına olan bağlılığını canıyla ödedi. Amerika´nın güdümüne giren hiç bir ülke hani bir kaç damla kanımız aktı ama Amerika gibi dost kazandık dendiği gün var ya işte o gün ülke zaten Amerika´ya esir olmuştuk. Şimdi diplomasinin olmadı ülkemde hamasetle güya Amerika´ya kafa tutuyoruz. Niye mi anlattım bunları zaten ne demek istediğimi de anlayan anladı anlamayanlarda hamaset rüzgarlarının arasında uçuyor rüzgar kesilip yere çakıldığı gün nasılsa anlar