Şiddetin ırkı, rengi ve dini yoktur. Şiddet bütün insanlığın problemidir

Şiddetin ırkı, rengi ve dini yoktur. Şiddet bütün insanlığın problemidir

Kayseri Ak Parti milletvekili Hülya Nergis   genel kurul toplantısında kadına şiddet konusunda şunları ifade etti;

Şiddetin ırkı, rengi ve dini yoktur. Şiddet bütün insanlığın problemidir. Şiddet dünyanın her yerinde maalesef hüküm sürmektedir.

Amerika da 1 milyonda 21 kadın,

Hindistan da 19 kadın,

Arjantin de 13 kadın,

Kore de 9 kadın, cinayete kurban gitmektedir.

Türkiye de ise bu oran 1 milyonda 5 ila 6 arasında seyretmektedir. Hedefimiz mümkünse yok edebilmektir.

Dünyada her yıl 1,4 milyon insan, şiddet nedeniyle hayatını kaybetmektedir. 3 Kadından biri yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmakta, 10 şiddet mağdurundan da yalnızca biri, kolluk kuvvetlerine başvurmaktadır.

Kadın cinayetlerinde, 2020 yılının ilk altı ayında, geçen yılın aynı dönemine oranla, %34 azalma olduğu, bu yılın haziran ayında ise, geçen yılın aynı dönemiyle mukayese edildiğinde, %18 lik bir düşüş olduğu görülmektedir.

Bizim için her can kıymetlidir. Hiçbir insanımızı, şiddete kurban vermemeliyiz.

Hükümetimiz döneminde, şiddeti önlemek ve şiddet mağdurunu korumak için, önemli yasal düzenlemeler ve çalışmalar da yapılmıştır.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı bir araya gelerek, hazırlanan 75 maddelik koordinasyon planı, yürürlüğe konmuştur.

Kadına yönelik şiddet olaylarına dair, risk analizi modülünü geliştirmek üzerine çalışılmakta olup, şiddete tekrar maruz kalan ya da can güvenliği tehlikesi yüksek olan mağdurları zamanında tespit etmek üzere kullanılacak olan sistemin yakın zamanda pilot analizlerine de başlanacaktır.

Sürecin en önemli çalışmalarından biri olarak da; Adalet, İçişleri, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında kurulmuş olan UYAP ve POLNET ile veri entegrasyonu tamamlanmıştır.

Ayrıca Aile Bakanlığımız tarafından 81 ilimizde şiddet önleme ve izleme merkezi açılmıştır,

Bakanlığımızca 145 kadın konuk evinde şiddet mağduru kadınlara ve çocuklara barınmadan psikolojik desteğe, mesleki eğitime kadar çok yönlü hizmet sunulmaktadır.

ALO 183 hattı ile kadınlara rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmekte,

Mobil uygulama sistemi KADES, kadınlara yardım edebilmek amacıyla geliştirilmiş. Eşinden veya bir başkasından şiddet gören ya da şiddete maruz kalma ihtimali olan kadınlar, akıllı telefon üzerinden yapacakları ihbarlarlarla, hızlı bir şekilde Kadın Acil Destek İhbar Sistemi’ne ulaşabileceklerdir.

Şiddet faillerine ayrıca 15 ilde elektronik kelepçe uygulamasına başlanmış olup, 81 il’e yaygınlaştırılması çalışmaları devam etmektedir.

Eşine şiddet uyguladığı için evden uzaklaştırılan faillere tebligat sorunu yaşandığından tebligatların kolluk marifetiyle yapılması düzenlenmiştir.

500 Bin kolluk personeli 2020-2021 yılları arasında kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda hizmet içi eğitime tabi tutulacaktır.

Kadına yönelik şiddet konusu Kolluk Birimlerinde zorunlu ders olarak okutulacaktır.

Aile içi ve kadına karşı şiddet olayları kayıt formu, olay bazında risk tehdit değerlendirilmesini daha iyi ortaya koyacak şekilde düzenlenecek, acil durumun fark edilmesine olanak sağlayacak şekilde, kırmızı ve diğer renklere yer verilerek, farkındalık artırılacak şekilde düzenlenecektir.

Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde, "Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Bürosu" Türkiye genelinde yaygınlaştırılacak, bu bürolarda çalışan Cumhuriyet savcılarının uzmanlaşmaları sağlanacaktır.

Şiddeti bitirmek için, topyekûn mücadele gerekmektedir. Şiddetin önlenmesinde yazılı, görsel ve sosyal medyanın önemi çok büyüktür.

Kadına şiddetle ile ilgili haberlerin yansıtılma dili, sonraki karşılaştığımız şiddet vakalarının seyrini etkilemekte olup, medyaya çok büyük sorumluluk düşüyor. Sosyal medya ile ilgili yapılacak olan bugün ki Kanuni düzenleme de bu anlamda çok önemlidir.

Hızlı kentleşmeden kaynaklı toplumsal yapımızda değişiklikler olmuştur. Bu sosyolojik değişiklikler, aileyi yakından etkilemiştir. Toplumumuz geleneksel ve kalabalık aileden, çekirdek aile modeline geçmiş, bu nedenle de aile içesinde yaşanan sorunlar da daha çok dışarıya taşmaya ve başlamıştır. Sosyo-kültürel değişiklikler toplumsal hayatımızı ve yaşam tarzımızı derinden etkilemektedir. Bu değişiklikleri de herkesin iyi okuması ve gerçeklerle yüzleşmesi gerekir.

Son günlerde meydana gelen elim olaylardan dolayı duyduğum üzüntüyü dile getirerek, vefat eden mağdurlarımıza Allahtan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyor, konunun her mecrada takipçisi olacağız.(haber merkezi)