Anahtar Kelimeler: KAYSERİ GERMİR KONAKLAR

SP Genel Merkezi'ne Kayseri'den iki önemli görev 

DURSUN ATAŞ’TAN HÜKÜMETE TEPKİ

GÜNEŞ BALÇIKÇA SIVANMAZ

YAŞASIN CUMHURİYET

?BOĞAZKÖPRÜ NE ZAMAN BİTECEK??

ARIK´TAN KAN ÜRÜNLERİNDE YAŞANAN GELİŞMELERE TEPKİ

?Kayseri´de muhalefetin işlevsel hale gelmesini istiyoruz?

Jandarma 1 milyon euro değerinde 2 altın heykel ele geçirdi

Levent Gülen ameliyat oldu

EMANET EHLİNDE

Asırlık nine 'Geleceğe Nefes Ol' kampanyasına fidan dikerek destek verdi 

Başkan Büyükkılıç, Kavuncu Başkan'ı Andı 

200 yıldır akan çeşme halen köylüler tarafından kullanılıyor 

Çocuklara Kültürel Aşı 

Aladağlar Milli Parkı'nda kitap dağıtımı 

309 bin öğrenci ders başı yaptı

Kayseri yeni eğitim öğretim yılına hazır

OSB Teknik Koleji Atletik Spor Kulübü Üniversite Kazandırmaya Devam Ediyor

Kayseri´de 305 bin 152 öğrenci karne sevinci yaşadı

Kayseri OSB Teknik Koleji´nde karneler verildi

?Sözleşmeli ve ücretli öğretmen atamasından vazgeçilmeli?

KAYSERİ GERMİR KONAKLAR

GERMİR

 GERMİR KONAKLAR
Melikgazi ilçesine 6 km. uzaklıkta vadiler arasında yer almaktadır. Yöreye has kesme taşlarla yapılmış eski evleri, üç adet kilisesi, ünlü film yapımcısı Elia Kazan´ın doğduğu şirin bir köydür.
 
        İlk araştırmalar sonucunda Germir´in 18. yüzyılda kurulduğu düşünülmekteydi. Ancak daha sonra bu yerleşim yerinin 12.-13. yüzyılda kurulduğu ortaya çıkmıştır. Bu eski tarihlerden 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar, daha çok Hristiyanlardan oluşan, üç kültürün bir arada dostça yaşayışlarına tanıklık etmiş bir yerleşim yeridir. Bunlar Ortodoks Rumlar, Apostolik ve Ortodoks Ermeniler ve Müslüman Türkler´dir. Kurtuluş Savaşı´ndan sonra bu bölgede sadece Türkler kalmışlardır. Ayrıca Hristiyanlar´ın göçünden sonra bir dönem de muhacirlere ev sahipliği yapmıştır. Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır. Günümüzde Germir tarihi ve kültürel zenginliğini arayan yarı harabe bir yer hâlini almıştır. Eski refah ve zenginlik içindeki günlerinden çok sayıda eser kalmamıştır. Birçok tarihi mekân, özellikle Türk ve Ermeni defineciler yüzünden zarar görmüştür.
        
     3 tarihi kilise (biri 1915 Ermeni Tehciri ile köyü terk etmek zorunda bırakılmış Ermenilere bir kısmı da 1923 Rum Mübadelesi sebebiyle resmî dilini bile konuşamadıkları sözde memleketlerine gönderilen Türkofon Rumlara ait olan), günümüzde ya renkli freskleriyle harabe bir şekilde bulunmakta ya da yerli halk tarafından ev şeklinde bakımsızca kullanılmaktadır. Harabe olan kiliseler, iç ve dış olarak fiziksel hasar görmüştür. Bu kiliselerden Ermenilere ait olanının adı Surp Stephanos Ermeni Apostolik Kilisesi (Ermenice´de Surp, "Hazreti" yani "Sayın" demektir. Yunanca´dan gelen Stephan(-os/-oğlu) özel adı ise "Onur, Taç, Çelenk" anlamlarına gelmektedir. Ermeni Apostolik Kilisesi; Ermeni Lusavoriçagan Kilisesi ve Ermeni Ortodoks Kilisesi olarak da adlandırılır.) idi. Kiliselerden Yunanlara ait olanlar ise, adını bulunduğu yere de vermiş olan, Agioi Theodoroi (tr: Aziz Teodor/Tanrı´nın Hediyesi) ve Panagia (tr: En Kutsal/Hristiyanlara göre Meryem Ana sıfatı) kiliseleridir. Germir´deki bu üç kilisenin tapusu 1940´larda şahıslara verilerek mabetler, özel mülke tevdi edilmiş. Tarihi eserler arasında altı adet cami de bulunmaktadır. Yine 1900´lü yıllarda bir köy olan Germir´de 4 okul, 4 eczane, 25 Hristiyan doktor, 35 dükkân bulunmaktaydı. 1892 yılına ait Rum kayıtlarına göre ise köyde bulunan dört okulda, 5 öğretmen ve 242 öğrenci bulunuyordu. Ermeni kayıtlarına göre ise 1823´te 115 öğrencinin bulunduğu bir Ermeni okulu mevcuttu. 20. yüzyılın başında da önce Ermeniler sonra Rumlar tarafından terk edilen köyün içinde 2000 kitap barındıran büyük bir kütüphane mevcuttu. Ayrıca Germir, geçmişte Orta Anadolu´nun en önemli beziryağı üretim merkeziydi. Germir´de hâlâ sağlam duran fakat kullanılmayan 30´a yakın bezirhane vardır. Köy konaklarının, cami ve kiliselerinin duvarlarını, tavanlarını süsleyen resimlerin de canlı bir şekilde ayakta kalmasını sağlayan en büyük unsurlardan biri beziryağı olarak bilinen ve fiziksel olarak zeytinyağına benzeyen yağdır.

        Ayrıca Germir´deki köklü Türk ailelerinden bazıları Hatipoğlu, İmamoğlu, Akel ve Narin aileleridir. Germir, üç kez Oscar kazanmasının ve beş kez de aynı ödüle aday gösterilmesinin yanı sıra çok sayıda prestijli ödül sahibi, dünyaca ünlü Yunan asıllı Amerikalı yönetmen, aktör, prodüktör, senarist ve yazar Elia Kazan (1909-2003)´ın memleketidir. Bir yaşına kadar İstanbul´da yaşadıktan sonra ebeveynlerinin doğup büyüdüğü yer olan Germir´e taşınan Kazan, o dönem köy olan Germir´de Aliye Kazancıoğlu adıyla anılmıştır ve dört yaşında zorunlu olarak New York´a göç etmesinin ardından ileri yıllarda, yaşamı boyunca hemen hemen her sene bölgeyi ziyaret etmiştir. Ek olarak Ermeni, İskoç, Hollandalı ve Türk asıllı ABD´li televizyon kişilikleri Kim Kardashian, Kourtney Kardashian ve Khloé Kardashian´ın babası ünlü avukat Robert Kardashian´ın babaannesi de, Sivaslı bir Ermeni ile evlenerek Los Angeles´a göç eden, Germirli bir Türk idi.

       Türkofon yani Türkçe konuşan Germirli Rumlar hakkında köyün yerlisi yaşlı bir Türk Germirli, gazete muhabirlerine, "Onlar Rumca bilmezlerdi. Yunanistan´a göçünce çok büyük zorluk çekmişler. Bundan 20 yıl önce köyden Yunanistan´a göçmüş bir adam Germir´e geldi ve dedi ki, ´Bizi orada hep dışladılar. Türk tohumu dediler. Aralarına almadılar. Yunanca´yı sonradan öğrendik.´ Bunu duyduğumda çok üzüldüm." diyerek Rumların mevcut durumunu bildirmiştir.

      En yaygın olarak bilinen etimolojik kökenine göre Germir, adını binalarının yapımında kullanılan kırmızı tonlarındaki taşlardan almıştır. Çünkü "??????" (Karmir), Ermenice´de "Kırmızı" anlamına gelmektedir. Aslında Germir kelimesinin etimolojik kökeni ve anlamı üzerine birden fazla yorum vardır. Bunlardan ikincisi de Eski Türkçede "Aydınlık ve Güneş Gören Yer" anlamına gelen kelimedir ki Erciyes Dağı´nın heybetine ve Kayseri genelinden daha çukur bir bölgede bulunmasına rağmen Germir, şehrin en güneş alan yerlerindendir ve Stefanos Yerasimos da, bu sözcüğün Anadolu dillerinden gelmiş olmasının daha kuvvetli olduğunu söylemektedir. Üçüncü olarak Yunanca´daki "????????" kelimesinden geldiği de düşünülmektedir ancak bu kelimenin etimolojik kökeni Yunan dilbilimciler tarafından henüz çözülememiştir. Bir dönem de elekçilikle uğraşan poşaların köyde otururmasından dolayı yöre "Poşa Deresi" olarak adlandırılmıştır. Yemyeşil bir vadinin içinde bulunan Germir, 1996 yılından itibaren SİT alanı ilân edilmiş durumdadır.

         1940 yılında İçişleri Bakanlığı´nın kurduğu "Yabancı Adları Değiştirme Komisyonu"nun yerleşim birimlerinin adlarını Türkçeleştirme çalışmaları dahilinde 27 Mayıs 1960´tan sonra adı, köyün hemen hemen sadece heybetli, antik ve insaları hayrete düşürecek kadar başarılı bir mimari ve mühendislik harikası konaklardan oluşmasından ötürü, "Konaklar" olarak değiştirilmiş ancak köy yine de hem tabelalar da hem de tüm yerli halkın dilinde "Germir" olarak kalmıştır. Yıllar sonra, yine haksızlığa uğramış başka bir köy olan "Tavlusun"un 1998 yılında kendi adına yeniden kavuşmasından güç alarak cesaretlenen Germir köylüleri, 1999 yılında köy muhtarının halkın imzalarını almasıyla Valiliğe, İçişleri Bakanlığı´na, Kültür Bakanlığı´na, Kaymakamlığa dilekçelerle başvurdu. Sonunda Melikgazi Belediye Encümeni, başlatılan çalışmalar sonucunda 15 Şubat 2000 tarihli karar ile köyün eski adını geri vermiştir. Konaklar adı ise günümüzde her ne kadar Germir´i kapsıyormuş gibi düşünülse de aslında eski köyün yukarısında bulunan ve tarihi binalardan çok modern apartmanlar bulunduran komşu bir mahallenin adıdır.

      Germir hakkında bilinen hikâyelerden bir diğeri de, Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi ile köylüsü ve sevgilisi Maria´dan ayrı düşünce Yunus Dede´nin söyleyerek kültüre kazandırdığı "Germir Bağları" türküsüdür. Germir, her yıl, belirli sezonlarda gezi veya atalarının yaşadığı yeri görme amaçlı gelen çok sayıda, özellikle yabancı, turist kafilelerine ve beraberinde getirdikleri tercümanlara, gazetecilere ev sahipliği yapmaktadır.