CHP KAYSERİ İL BAŞKANI ÜMİT ÖZER

 İYİ Parti'de ikinci Olağan Genel Kurul Heyecanı

“Kayserimizdeki bazı dağınıklıkları toplamak için aday oldum”

Kayseri sporumuza Çaykur rizespor karşısında bu akşam ki karşılaşmada başarılar diliyoruz

“YANDAŞI BIRAK VATANDAŞA BAK”

Ümit ÖZER; Türkiye kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydi

Dr. Karaoğlu: İstanbul Sözleşmesi İptal Edilmesin, Kadınlar Ölmesin

Süper Lig: Hes Kablo Kayserispor: 1 - Gaziantep FK: 1 (Maç sonucu)

 Vali Günaydın'ın 15 Temmuz Demokrasi Ve Milli Birlik Günü Mesajı

Melikgazi'den Hırka-i Şerif Camii yapımına destek

15 Temmuz Şehidi Cennet Yiğit’in annesi Huriye Yiğit: “Özlemimiz büyük ama gururumuz daha büyük”

Başkan Çolakbayrakdar: “15 Temmuz bir destandır”

Başkan Büyüksimitçi: "Birlik, beraberlik ve bağımsızlığımızdan geçmişte olduğu gibi gelecekte de taviz vermeyeceğiz"

4 otomobilin karıştığı kazada 2 kişi yaralandı

Sıfır Atık Farkındalığı Oluşturan Okullara Sertifikaları Verildi

Doktor Başkan'dan Kayseri'ye ikinci Tıp Fakültesi müjdesi

Yahyalı Gıda Üretim Akademisi eğitime başladı

 Kayseri Üniversitesi Rektörü Karamustafa, turizmi anlattı

NNYÜ REKTÖRÜ GÜNEY, DÜNYANIN EN ETKİLİ BİLİM İNSANLARI LİSTESİNDE

Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde Erasmus+ Proje Tanıtım Toplantısı yapıldı

Rektör Karamustafa, Nevşehir ve Kayseri Turizminin Kapadokya Bölgesi Kapsamındaki Entegrasyonunu Değerlendirdi

Bahçeli: 'Ayasofya Camisi Müslüman gönüllerle buluşmalı, kapısı ibadete mutlaka açılmalıdır'

Ayasofya Camisi Müslüman gönüllerle buluşmalı

Bahçeli: 'Ayasofya Camisi Müslüman gönüllerle buluşmalı, kapısı ibadete mutlaka açılmalıdır'

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi’nin görüşü çok nettir. Ayasofya Camisi Müslüman gönüllerle buluşmalı, kapısı ibadete mutlaka açılmalıdır" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son zamanlarda gündemde olan Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılmasına yönelik tartışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.

Konuyla ilgili münakaşa, münazara ve münavebeli tartışmaların siyaset ve Türkiye gündemine bütün ağırlığıyla yerleştiğini ifade eden Bahçeli, "Bu kapsamdaki fikri ve siyasi müzakerelerin esasen 86 uzun yıldır sıcaklığını koruduğu da bir başka gerçektir. İstanbul'un 567'inci fetih kutlamaları muhtevasında 29 Mayıs 2020 tarihinde Ayasofya Cami'nde okunan Fetih Suresi'yle birlikte anında rahatsızlanan iç ve dış odaklar bir kez daha mevzi alarak nifak seferberliği başlatmışlardır" açıklamasında bulundu.

Gizli Bizans lobisi ile batı hayranı yerli işbirlikçilerin dış kaynaklı tazyik ve telkinlerle mukaddesat iradelerini yıpratma ve itibarsızlaştırma hamlelerinin son günlerde yoğunlaştığını belirten Bahçeli, "Nitekim Ayasofya üzerinden yürütülen kara propaganda bir üst faza yükselmiştir. Ezan sesinden irkilen çevrelerin hangi karanlık özlemlerle yanıp tutuştukları basiret ve vicdan sahibi her insanımızın mahsusen farkında olduğu bir husustur" diye konuştu.

"Fatih'in yaptığını Atatürk tarafından yıkıldığı iması veya ifadesi hain bir uydurma, rezil bir yalandır"

Ayasofya'nın maddi ve manevi mülkiyet hakkının 567 yıldır Türk milletinin zimmet ve zilyedinde olduğunu anımsatan Bahçeli, şunları kaydetti:

"İstanbul'un fethini takiben büyük Hünkarımız Fatih Sultan Mehmet Han ve kahraman neferlerinin Ayasofya'nın yıkılmayan kısmında kıldıkları ilk Cuma Namazını müteakip burası camiye dönüştürülmüştür. Kılıç hakkı olan Ayasofya Camisi aynı zamanda 1462 yılında Fatih Vakfiyesi'ne tescil edilmiş, 1934 yılına kadar da ibadete açık tutulmuştur. 24 Kasım 1934'de Ayasofya Camisi'nin müzeye çevrilmesini sağlayan kararnameden mülhem bugüne kadar uzanan bitmeyen kafa karışıklıkları, kesilmeyen spekülasyonlar, eksilmeyen ve eskimeyen mesnetli-mesnetsiz iddialar, derinleşen fikir ve görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Mezkur kararnamede Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün attığı imzanın sahte mi gerçek mi olduğu on yıllar boyunca tartışmaların ağırlık merkezini teşkil etmiştir. Ayrıca aziz Atatürk'ün Ayasofya Camisi'nin yalnızca bahçe kısmının müze olarak kullanılmasına onay verdiği dikkat çekici şekilde ileri sürülmüştür. Sorumsuz ve şuursuz bazı sözde akademisyen, müşkülpesent uzman yorumcular Fatih Sultan Mehmet Han ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü münasebetsizce mukayese yanlışına düşmüşlerdir. Fatih'in yaptığını Atatürk tarafından yıkıldığı iması veya ifadesi hain bir uydurma, rezil bir yalandır. Böylesi sefil düşünce beyanına hiç kimsenin hakkı yoktur. İnanç zafiyeti yaşadıklarından cami ile müze arasında gelgit yaşayan, hatta Ayasofya'nın cuma günü cami, pazar günü de Kilise olması yönünde kanaat bildiren sakat ve soysuz teklif sahiplerine de maalesef esefle tesadüf edilmiştir."

Ayasofya hakkında Yunanistan'ın dayatmaları ve ABD Dışişleri Bakanlığının yayımladığı Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu'nun hem inanca hakaret hem de milli egemenlik haklarına ayıplı bir saldırı olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti'nin egemen sınırları içinde neyin, nasıl ve hangi maksatla kullanılacağına karar verecek yüksek mercii bellidir, şu kadar ki büyük Türk milletidir. Ayasofya Camisi'nin müze işleviyle UNESCO dünya kültürel miras listesinde yer almasının herhangi bağlayıcı yanı da bulunmayacaktır. Müzeden cami, camiden de müze olamayacaktır. 2 Temmuz 2020'de Danıştay 10. Dairesinin açıklayacağı karar ne olursa olsun, aziz milletimiz Ayasofya'yı kutlu fethimizin simgesi, minber ve mihrabından, duvarlarından çınlayan tekbir seslerine kadar tertemiz alınların secdeye geleceği bir cami olarak görmektedir. Ayasofya Camisi'nin tasarruf hakkı sadece Türkiye'ye aittir. Başka mihrak ve ülkelere yalnızca halt yemek düşecektir. Yunanistan'ın ve bu ülke çizgisinde siyaset yapan CHP'nin karalama kampanyası bayağı ve beyhude bir çırpınıştır" ifadelerini kullandı.

"Milliyetçi Hareket Partisi'nin görüşü çok nettir. Ayasofya Camisi Müslüman gönüllerle buluşmalı, kapısı ibadete mutlaka açılmalıdır"

Açıklamasında, "Ayasofya Camisi'nin yanı sıra Sultanahmet Camisi'nin de müzeye dönüştürülmesini isteyen çürük ve küflü CHP zihniyetinin manevi hak ve hassasiyetlerimizle arasında kapanmaz uçurumlar olduğu açıktır" ifadelerini kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bizans artıkları, inanıyorum ki hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Ayasofya'nın aslına rücu ederek ibadete açılmasını kompleks diye değerlendiren, 'İstanbul bizim mi olacak' diye kinayeli soru soran, küresel şantajları diline dolayıp milli irade üzerinde ipotek koymaya çalışan fosilleşmiş emeller hüsran yaşayacaklardır. Ayasofya Camisi'ne karşı çıkıp müze olarak kalmasını telaş ve tertiple arzu edenler, geçtiğimiz günlerde Dimetoka'da, UNESCO'nun kültürel miras listesinde yer alan Çelebi Mehmet Bey Caminin kundaklanmasına çirkin seslerini çıkarmamışlardır. İspanya'da Endülüs döneminde yapılan ve on yılda tamamlanan Kurtuba Camisi'nin, Macaristan'da Toygun Paşa ve Mustafa Paşa Camilerinin Kilise yapılmasına itiraz etmemişlerdir. Yunanistan'daki Hamza Bey Camisi'nin, Üç Şehitler Camisi'nin, Alaca İmaret Camisi'nin yürek yaralayıcı ve imanlı kalpleri infiale sürükleyici harabe hallerini bilmeyen de kalmamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin görüşü çok nettir. Ayasofya Camisi Müslüman gönüllerle buluşmalı, kapısı ibadete mutlaka açılmalıdır. Kimin ne söylediğini bir önemi yoktur. Önemli olan milletin ne dediği, ecdadın ne istediği, Allah'ın neyi emrettiğidir. Gerisi fuzuli laf kalabalığıdır." (ıha)